24 Ocak 2012 Salı

highway

dalgalanan ışıltılar. buruk koku. fondaki kalabalık. ön planda yalnızlık. oturmuş oraya öyle. "ben buradayım"ı göstermek için. görmemek elde mi?
içi taralı parça gibi sorulardaki. merak edilen parça, sorulan, bilinmeye çalışılan.
arka sayfadaki cümleler gibi. belki bir sayfa dolusu, belki de tek bir satır.
garip bir ruh hali gibi; uyandığında hissettiğin, kovsan da gitmeyen, dakikalarla büyüyüp, saniyelerle üstün gelen.
bittiğini fark etmeden küllükte unuttuğun son sigara gibi.
bir kaç yakın arkadaş gibi yüzleri unutulmuş, sesleri uzaklarda bir yankı.
basmaktan yorulduğun tuşlar gibi. aynı kelimeleri, harfleri tekrarlamaktan bıkmak gibi.
yazdıklarının tekrar okuyamamak gibi. harf yığınları, karman çorman.
çok ihtiyacın olan bir şeyin, birinin yanında olmaması gibi. birinden isteyememek, çağıramamak gibi.
kıskançlık gibi. midesiz bir kıskançlık. çaresizlikten.
merak. hepsi belki de. başına ne geldiyse ya meraktan?
"kısmayın ışıklarımı" diye bağırır gibi içinden; dışından "ben loş ortamları çok severim.".
sınırlar koymak duvarlar çekmek gibi. bazen kendine engel olmak bazense kendine kalmak için.
kaçmak gibi. hiç bilmediğin bir uzağa belki, belki de özlediğin kar kokusuna.
soğuk gibi. içine işlemişken, ısıtan gülümsemeler, sıcak kelimeler.

damarlarındaki üç yudum şarap gibi. neler yapmaz ki o?

13.01.12   18:18

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder